BLUE GREY RED

ULU ÖNDER

GÜNÜN SÖZÜ

Yunan serpuşu olan fesi giymek uygun olur da, şapkayı giymek neden olmaz? Ve yine onlara, bütün millete hatırlatmak isterim ki, Bizans papazlarının ve Yahudi hahamlarının özel elbisesi olan cübbeyi ne vakit, ne için ve nasıl giydiler?
Kemal Atatürk - 1925

ZİYARETCİ

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün100
mod_vvisit_counterDün125
mod_vvisit_counterBu Hafta1354
mod_vvisit_counterGeçen Hafta2256
mod_vvisit_counterBu Ay5759
mod_vvisit_counterGeçen Ay11001
mod_vvisit_counterTümü142904

MOBİL

  • Sayfa Gösterimi : 95617

Bir Gezi Hikayesi

Bir  Gezi Hikayesi

Su sporları kulübü olarak bir gezi düzenledik işte hikayesi….

Sabah 08.30’ da mahmur gözler… Tam uyanmamış bir zihin, heyecan, merak hep birlikte otobüse bindik. Daha önce gitmediğiniz bir yere gittiğinizde yol bir türlü bitmez ya da bize de öyle geldi, yol bitmek bilmedi. Servetiye Köyü’ne çıkarken yol üzerinde evlerimizin çeşmelerinden akan suların geldiği Yuvacık Baraj’ını gördük.

Köyde aracımızdan inip gruplara ayrıldık. Yaşı büyük olanlar grup lideri oldular. Başladık Aytepe parkurundan tek sıra halinde yürümeye. Küçük bir kanyon, uzaklarda bir şelale, yemyeşil doğa, vadiye doğru kıvrılan yolda ilerledik. Yol boyu mis gibi toprak ve bitkilerin kokusu, rengârenk ve değişik şekillerde çiçekler ve hayvan sesleri arasında biz doğanın tam ortasında kalmıştık.
Bize bir ressamın elinden çıkmış bir tabloyu, bir müzisyenin kalbinden dökülen melodileri veren, hissettiren doğanın ta kendisiydi. Parkurumuzun orta yerlerinde Kenan’ın yerinde dinlendik. Akan suyun sesini dinledik, dinledik. Artık acıkmaya başlamıştık.

Tekrar yola koyulduk. Dağların ortasında içinden ırmak geçen Karaaslan tesislerine geldiğimizde güzel bir sürpriz bizi bekliyordu. Salıncaklar, hamaklar ve ırmak kenarında oturabileceğimiz masalar. Bir süre sonra mangalda pişen sucuklarla doyan mideler….. (Tavsiye edilir. Gidilmeli, görülmeli, eğlenilmeli….) Zoraki toparlanan çocuklar, ‘’Biraz daha kalsaydık’’ diye yalvaran diller, yüzler….

Nihayet toparlandık ve hiç istemeyerek bindik otobüsümüze. Yorulmuş bedenler, mutlu yüzler, yol boyunca şarkılar söyledi. Tabii ki sevgili kulüp üyesi öğrencilerimiz otobüsümüzün kaptanı Aziz Amcalarına teşekkür ederek döndüler evlerine.  Çok güzel bir gündü. Kanıtı mı? Tabi ki fotoğraflarda…..


Emine IŞIK

Fotoğraflar için tıklayınız

DropInWindow